ŞİİR KÖŞESİ

İşte Ben 

Bir çiçeğim ben
Bir günlük açıveren
Renklerimi ve kokumu
Sevdalı kelebeklere Sunuveren...
Bir görüntüyüm ben,
Aynalara gülümseyen.
Bir kuşum ben,
Kanatları yorgun düşen.
Bir şairim ben,
Şiirlerim yarım.
Bir ışığım ben
Dünyaları aydınlatan.
Bir sevgiyim ben,
Uzanır ellerim dostluğa...
Küçücük avuçlarımda
Kocaman yüreğim var
Dünyaları sığdırdığım....
Bir sesim ben,bir heceyim.
Bir deli yüreğim ben,
Çalan kapıları,
Ve çalıp kaçan.
Bir kaptanım ben
Kıyıdakilere aldırmadan
Öylece bırakıp çekip giden.
Bir çocuğum ben
Küçücük bir çocuğum
Aslında hala ben...
Tutmuşum uçurtmamın ipini
Sıkı sıkıya,
Cebimde bayram şekerlerim,
Yüzümde en masum gülümsemem,
Daha küçücük bir çocuğum ben.
Bir kimyacıyım,
Yaşamın tortuları
Ve insan izlerinden,
Damıtıp gökkuşağı çıkaran...
Bir matematikçiyim,
Yaşamın denklemini çözemeyen.
Memleketim ben,
Bir bacıyım,
Bir yolcuyum ben,
Gece gündüz yol alan...
Kahveyim ben.
Tavalarda kavrulan,
Kurşunum ben,
Potalarda eriyen.
Bir istiridyeyim belki de
İncisini saklayan.
Bir kalbim ben,kanayan...

M.ÖZDAŞ

DÖKÜLEN İNCİLERİM...


İnci kolyem koptu bugün.
Yerlere saçıldı tüm incilerim.
Toplayıp dizsem yeniden,
Bİr teki eksik kaldı.
Boynumda 15 incinin izi kaldı.

Birinci inci: Adı vefaydı. Bir ömür sürecekti.
İkinci inci: Şefkat: Sıcacık ısıtırdı.
Üçüncü inci: Güvenimdi.
Dördüncü inci: Aşkımdı.
Beşinci inci: Tutkumdu.
Altıncı inci: Mantığımdı.
Yedinci inci: Unutulan düşlerimdi.
Sekizinci inci: Tutunacak dalımdı.
Dokuzuncu inci: Bekleyişlerimdi.
Onuncu inci: Özleyişlerimdi.
On birinci inci: Hatalarımdı.
On ikinci inci: Öfkelerimdi.
On üçüncü inci: Günahlarımdı.
On dördüncü inci: Dualarımdı.
On beşinci inci: Eksilen yanımdı.

Müşerref ÖZDAŞ

SAHTEKÂRLAR BALOSU

Anons: Balomuza hoş geldiniz sevgili sahtekârlar.
Bu, tam anlamıyla kendiniz olabileceğiniz bir balodur.
Hiç zorlanmadan.
İşte yüzünüzde birer maske hepinizin: Gülümsüyorsunuz.
Bu baloya sadece sahtekârlar gelsin demiştik.
Tam olarak öyle olmuş.
Tekrar hoş geldiniz, iyi eğlenceler.

Bay M: Şu sırıtanın göbeğine bakılırsa,
Bizim sahtekâr Müdür galiba.
Hiç de sevmem ya,
O da mı burada?
(Ve yanına yanaşır, usulca der ki: )
İyi geceler Müdürüm.
Siz de mi buradasınız?
Sahtekârlar demişlerdi ama
Sizin ne işiniz var burada?
Çok şaşırdım valla!
(Ve kendisinde de varken
O sahte gülümseme, yani o aptal maske
Ayrıca gülümser bıyık altından sinsice, Bay M.)

Bayan S: Vay vay vay!
Bak şu karşıdakine!
Sarı saçlarını nasıl da savuruyor haspam.
Senin ne mal olduğunu bilmeyen mi var?
( Ve yanına yaklaşıp, kırıtarak der ki: )
Oooo !! Sizi buralarda mı görecektik?
Yarın gel de bir çay içelim, özledim.
Sarışın haspa: Olur şekerciğim!
Derken (Gülümseyen maskesinin altından
İğrenç bir bakış fırlatır Bayan S'ye )

Ve Bayan T'nin şen şakrak kahkahaları
Duyulur bir köşeden.
Oysa bir gece önceden,
İntihar düşünceleri geçmişti aklından.
Elinde içki bardağı,
Şerefe! Diye kaldırır herkese.
Şerefe! Bu güzel geceye.
(İçinde büyüyorken
Yangınlar ve isyanlar)
Ve en güzel maske de onunkiydi.
En güzeli ve en gösterişlisi.
Kahkahalarını atarken görmüyordu kimse
O aslında ağlıyordu,
Yaşamın pisliğine.
Ve çaresizliğine.
Müşerref ÖZDAŞ 

1 yorum: